Toplatma bulunan kitaplar ile CD ve DVD’ler Hakkında Karar

Herhangi bir TERÖR ÖRGÜTÜ’ne üyelik için verilmiş güzel bir karar. Umarım faydalı olur.

  1. Hakkında toplatma bulunan kitaplar ile CD ve DVD içeriklerinin de sadece bulundurulması suç olmadığı gibi, tek başına bunların varlığının örgüt yöneticiliği ve üyeliği için yeterli delil teşkil etmeyeceği,
  2. hükme esas alınan sanık … …’in kolluk ve Cumhuriyet savcılığı ifadelerinin örgütsel faaliyetlere yönelik yer ve zamana dayalı somut eylem ve faaliyetlere ilişkin olmadığı keza, evlerde yapılan sohbet ve Kur’an dersi verilmesi eylemlerinin sanıkların savunmalarına nazaran örgütsel faaliyet olarak nitelendirilemeyeceği,

T.C.
Yargıtay
16. Ceza Dairesi
Esas No:2016/1767
Karar No:2016/3206

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Suç. : Silahlı terör örgütü yöneticisi ve üyesi olma

Hüküm :a)Sanık … hakkında TCK’nın 314/1, 53, 58, 3713 sayılı Kan.
5.maddeleri uyarınca mahkumiyet,

b)Sanık … ve … hakkında TCK’nın 314/2, 53, 58, 3713 sayılı Kanunun 5.
maddeleri gereğince mahkumiyet,

c)Diğer tüm sanıklar hakkında: TCK’nın 314/2, 62,53, 58, 3713 sayılı
Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yargıtay 9. Ceza Dairesince verilen 09.06.2011 gün ve 2011/3320 E. 2011/3278 sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca suçların sübuta ermediği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi yerine, onanmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğundan bahisle itiraz edilmekle, CMK’nın 308/3. fıkrası uyarınca itiraz konusu değerlendirildi;

1-Tüm sanıklar ve müdafilerince…Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneğinde yapılan aramada ele geçen ve hükme dayanak yapılan; kararda, deliller kısmında 8 ve 9 nolu belgeler olarak belirtilen bilgisayar çıktısı iki belge ile, 1999’da … örgütünce öldürülen … Vakfı Başkanı …’ın örgütçe yapılan sorgu CD’sinden bilgilerinin olmadığının ifade edilmesi karşısında; bu belge ve CD üzerlerinde sanıklara ait parmak izi bulunup bulunmadığı, dernek bilgisayarlarında ve sanıkların ikametlerindeki bilgisayarlarda, bu belgelere ait iz olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını istemeleri ve… Derneğinde yapılan arama tutanağında imzası bulunan dernek saymanı sanık …’in, “kendisinin dernek kapısını açtıktan sonra, arama sırasında dernek dışında bırakıldığını, aramalara refakat ettirilmediğini” beyan etmesi ve arama tutanağında da, arama işleminin hazır edilen mahalle muhtarı … refakati ile yapıldığı belirtilerek arama işlemine katılma ve hazır bulunma hakkı bulunan dernek yetkilisi sanık …’in refakat ettirilmediğinin ve CMK 119/4. maddesindeki iki komşu ya da iki azanın bulunması şartının da yerine getirilmediğinin anlaşılması nedeniyle; yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğu, kaldı ki anılan CD ile belgelerin ele geçirildiği yerin üç katlı dernek

binasının herkesin rahatlıkla girip çıkabildiği sohbet odası şeklinde nitelenen yer olması ve sanıkların da savunmalarında ısrarla bu hususu ifade etmeleri karşısında yapılan hukuka aykırı arama işlemi sonucunda elde edilen
delillerin hükme dayanak yapılamayacağının gözetilmemesi,

2-Bir kısım sanıklar hakkında aleyhte beyanları bulunduğu kabul edilip bu anlatımları hükme esas alınan sanık … …’in kolluk ve Cumhuriyet savcılığı ifadelerinin örgütsel faaliyetlere yönelik yer ve zamana dayalı somut eylem ve faaliyetlere ilişkin olmadığı keza, evlerde yapılan sohbet ve Kur’an dersi verilmesi eylemlerinin sanıkların savunmalarına nazaran örgütsel faaliyet olarak nitelendirilemeyeceği,

3-Sanıklar savunmalarında, suçlamaları kabul etmeyip, bütün faaliyetlerinin yasal olduğunu herhangi bir suç teşkil edecek illegal faaliyetlerinin olmadığını merkezi …’da bulunan … adlı derneğin hukuken geçerli bir zeminde örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde faaliyet gösterdiğini, iddianamedeki etkinliklerin dernek tüzüğü doğrultusunda düzenlendiğini belirtmiş olmaları karşısında, dernek tüzüğünün 31. maddesi uyarınca, …Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği komisyonlarının oluşturulması görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları hakkında yönetmelik hazırlanıp; çeşitli komisyonların faaliyete geçirilmesi, derneğe ve bu komisyonlara üye olmak gerekçeli kararda terör örgütü etkinliği olarak kabul edilmiş ise de, sanıkların dernek faaliyetlerinden bağımsız olarak hangi eylemleriyle atılı suçu işledikleri açıklanmamış olup, sanıkların mevzuata uygun olarak kurdukları derneğin tüm faaliyetlerinin terör örgütü etkinliği olarak kabul edilemeyeceği, legal olarak kurulan derneklere üye olmanın terör örgütü karine üyeliğine teşkil etmeyeceğinin nazara alınmaması,

4-Gerekçeli kararda; sanıkların … terör örgütü ile bağlantılı olarak …’da …adlı derneği kurdukları, dernekte dini içerikli dersler verdikleri, bir kısım sanıkların … terör örgütü ile bağlantılı bulunan … Dergisi ve …… Gazetesinin dağıtımı işini üstlendikleri belirtilerek bu hususlar sanıklar yönünden terör örgütü üyeliğinin oluştuğuna dair delil olarak kabul edilmiş ise de, …adlı derneğin … terör örgütü ile bağlantısının olduğuna dair dosyada yeterli delilin bulunmadığı, zira adı geçen derneğin bizzat düzenlediği ya da katıldığı Mekke’nin Fethi Gecesi, Filistinle Dayanışma Mitingi, Kudüs’ün Fethi gibi etkinliklerin terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde yapıldığı hususunda sunulan iletişim tespit tutanakları bir bütün halinde incelendiğinde bu verilerin örgütsel bir nitelik taşıdığına dair bir sonuç da çıkmadığı;

5-Sanıkların ev ve iş yeri aramalarında ele geçirilen delillerin içeriğinde herhangi bir suç unsuru bulunmadığı gibi, sanıkların bazılarında ele geçirilen hakkında toplatma kararı bulunan kitaplar ile CD ve DVD içeriklerinin de sadece bulundurulması suç olmadığı gibi, tek başına bunların varlığının örgüt yöneticiliği ve üyeliği için yeterli delil teşkil etmeyeceği;

Mahkemece terör örgütü üyeliğinin her sanık bakımından ayrı ele alınarak, her bir sanığın terör örgütüne katılma iradesinin olup olmadığı, terör örgütü ile organik bağ içine girerek yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik gösteren eylemlerde bulunup bulunmadığı tartışılıp denetime imkan verecek şekilde ortaya konulamadığı tüm bu nedenlerle sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, maddi ve kesin delil elde edilemediğinden sanıkların ayrı ayrı beraatleri yerine cezalandırılmalarına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.06.2011 gün ve 2011/3320 E. 2011/3278 sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadıkları takdirde sanıkların serbest bırakılmasına sanıklar hakkında çıkartılan yakalama kararlarının kaldırılmasına ve infazların durdurulmasına 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bursa’da ceza davalarında avukatlık hizmetleri sunan Kemal Uslu Avukatlık Büromuzun web sitesine giriş yapabilir ve “İletişim” sayfamıza giriş yaparak bizlere ulaşabilirsiniz. Bu sayede Ceza Hukuku kapsamında yer alan hizmetlerden yararlanabilir, hem danışmanlık hem de avukatlık arayışınıza bir son verebilirsiniz.

 

Puan
Bu gönderiyi derecelendirmek için tıklayın!
[Total: 2 Average: 5]